ABD, Afrika'da ekonomik nüfuzunu korumakta zorlanıyor
AHBVÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turhan, son 10 yılda Afrika-ABD ekonomik ilişkilerinin dalgalı bir seyir izlediğini belirterek ikili ticaret hacmi artmasına rağmen Afrika'nın ABD'nin toplam ticareti içindeki payının sembolik düzeyde kaldığını söyledi.
Afrika ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri AA muhabirine değerlendiren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Turhan, ABD Census verilerine göre 2014-2025 döneminde ticaret hacminin önemli iniş çıkışlar yaşadığını ifade etti.
Turhan, "2014’te ABD'nin Afrika'ya ihracatı 38 milyar dolar, ithalatı ise 34,6 milyar dolar seviyesindeydi ve ABD bu dönemde ticaret fazlası veriyordu." dedi.
Bu tablonun kısa sürede değiştiğini belirten Turhan, 2015'te ihracatın 27,1 milyar dolara, ithalatın ise 25,3 milyar dolara gerilediğini belirtti.
2016'da ihracatın 22,2 milyar dolara düştüğünü, ithalatın ise 26,5 milyar dolara yükseldiğini aktaran Turhan, "Bu yıl itibarıyla ABD-Afrika ticaretinde ilk kez ticaret açığı ortaya çıktı." ifadesini kullandı.
ABD-Afrika ticaretinde dalgalı seyir
Turhan, 2017'de ABD'nin Afrika'ya ihracatının yaklaşık 22 milyar dolarda sabit kaldığını, buna karşın ithalatın 33,4 milyar dolara yükseldiğini söyleyerek "Bu durum, Afrika'dan ABD'ye özellikle enerji ve ham madde akışında belirgin bir artış olduğunu gösteriyor." dedi.
2018'de ihracatın 26 milyar dolara çıktığını, ithalatın ise 35 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını kaydeden Turhan, ticaret açığının bu dönemde daha da genişlediğini ifade etti. Turhan, 2019'da ithalatın 30,1 milyar dolara gerilediğini, ihracatın ise büyük ölçüde sabit kaldığını aktardı.
Küresel salgının etkilerine de değinen Turhan, "2020 yılında pandemi nedeniyle ihracat 21,9 milyar dolara, ithalat ise 23,7 milyar dolara düştü. Bu yıl, küresel tedarik zincirlerinin ciddi şekilde bozulduğu bir dönem oldu." diye konuştu.
Turhan, 2021'den itibaren toparlanma sürecinin başladığını belirterek "2021’de ihracat 27,7 milyar dolara, ithalat 37,6 milyar dolara yükseldi. 2022’de ise ithalat 41,7 milyar dolarla döneminin en yüksek seviyesine ulaştı." ifadelerini kullandı.
2023'te ihracatın 28,6 milyar dolara, ithalatın ise 38,5 milyar dolara gerilediğini söyleyen Turhan, 2024'te ihracatın 32,3 milyar dolara, ithalatın 39,5 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Turhan, Kasım 2025 itibarıyla ihracatın 34 milyar dolara ulaştığını, ithalatın ise 37,8 milyar dolara gerilediğini ifade etti.
Son 10 yılda ABD-Afrika ticaret hacminin ortalama 70-80 milyar dolar seviyesinde seyrettiğini vurgulayan Turhan, "ABD’nin 2024'te toplam ticaret hacmi yaklaşık 7,37 trilyon dolardı. Bu çerçevede Afrika'nın ABD ticaretindeki payı yaklaşık yüzde 1,1 düzeyinde kalıyor. Yani Afrika'nın, ABD'nin toplam ticareti içindeki oranının sembolik seviyede olduğu görülmektedir." dedi.
AGOA’nın etkisi ve geleceği
Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası’nın (AGOA) ABD-Afrika ticaretine önemli katkılar sunduğunu belirten Turhan, “AGOA sayesinde 2000 yılından bu yana 32 Afrika ülkesi, 1800’den fazla ürünü ABD pazarına gümrüksüz ihraç edebildi.” dedi.
Turhan, AGOA kapsamında 2002-2022 yıllarında ABD’nin Afrika ile yaklaşık 500 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ifade ederek yasanın ticaretin yanı sıra demokrasi, insan hakları ve açık piyasa ilkeleriyle ilişkilendirildiğini söyledi.
AGOA’nın 2025’te sona erdiğini hatırlatan Turhan, ABD Temsilciler Meclisi’nde yasanın üç yıl süreyle uzatılmasına yönelik bir tasarının kabul edildiğini belirtti. Turhan, “AGOA’nın önemi, yeni dönemde ABD ile Afrika ülkeleri arasında nasıl bir ilişki modeli aranacağı sorusunda yatmaktadır. Nitekim hem Afrikalı yöneticiler hem de Trump yönetimi, dış yardım ilişkilerinin ötesine geçerek özellikle ticaret ve yatırımı merkeze alan bir ilişki modeli kurmak istemektedir.” dedi.
ABD-Afrika ticaretinin büyük ölçüde petrol ihracatına dayandığını vurgulayan Turhan, “AGOA yürürlükteyken ABD-Afrika ticareti yüzde 86 artarken ABD’nin dünya geneli ticareti aynı dönemde yüzde 168 arttı.” diye konuştu.
Çin, Rusya ve rekabet dinamikleri
Çin'in Afrika'daki ekonomik ağırlığına dikkati çeken Turhan, Çin Gümrük Genel İdaresi verilerine göre, Çin-Afrika ticaret hacminin 2025'te 314 milyar dolara ulaştığını ve bunun bir önceki yıla göre yüzde 17,8 artış anlamına geldiğini söyledi.
Rusya-Afrika ticaretinin ise sınırlı kaldığını belirten Turhan, 2024’te Rusya-Afrika ticaret hacmi 24,5 milyar dolar seviyesindeydi ve bunun büyük bölümü Rusya’nın ihracatından oluştu." dedi.
Doç. Dr. Turhan, ABD'nin her iki aktör ile küresel rekabet halinde olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"ABD her iki aktör ile küresel rekabet halindedir. Rusya ve Çin, BM'de Afrika meselelerinde genellikle birlikte oy kullanmaktadırlar. Afrika'da Rusya ile Çin arasındaki gerilimler sınırlıdır ve ikili ilişkilerinin ciddi şekilde derinleşmesi Washington'ın görmek istemediği son durumdur. Rusya'nın askeri angajmanlara girdiği, Çin'in de ekonomik ve siyasi ilişkilerini artırdığı bir Afrika sahası, ABD'nin geleneksel ortaklarıyla (İngiltere-Fransa-Almanya gibi) karşı koyamayacağı bir durum ortaya çıkartacaktır. Bu sebeple ABD, Türkiye gibi kurumsal işbirliği içinde olduğu ülkelerin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Türkiye ile ABD'nin Afrika'da daha fazla işbirliğine gideceğini öngörmek, mevcut Çin-Rusya eksenindeki gelişmelere baktığımızda anlamlı durmaktadır.”
ABD'nin Afrika politikasında kalkınma söylemi ile stratejik rekabet arasında bir denge aradığına işaret eden Turhan, "(Eski ABD Başkanı Joe) Biden döneminde Afrika, 'yardım alıcısı' değil 'eşit kalkınma ortağı' olarak tanımlandı. Ancak bu söylemin arkasında Çin ve Rusya'nın artan nüfuzuna karşı stratejik bir motivasyon da bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Turhan, eski ABD Başkanları Barack Obama ve Joe Biden dönemleri ile Trump dönemini karşılaştırarak Obama döneminde kurumsal işbirliği vurgusunun öne çıktığını, Trump döneminde ise Afrika'nın ABD dış politikasında geri plana itildiğini, Biden yönetiminin ise çok taraflı platformlarda Afrika'nın temsilini güçlendirmeye çalıştığını söyledi.



