Abdurrahman el-Karadavi’nin kayboluşu: BAE’de gizemli hapis ve yargısız bekleyiş

Mısırlı aktivist Abdurrahman el-Karadavi, Lübnan’dan BAE’ye sınır dışı edildikten sonra yedi aydan uzun süredir yargılanmadan tutuluyor. Ailesi ve avukatı, tutuklamanın yasa dışı olduğunu ve serbest bırakılması gerektiğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler olaya dikkat çekmiş, el-Karadavi’nin işkence ve zorla kaybetme riski altında olduğunu vurgulamıştır.

Abdurrahman el-Karadavi’nin kayboluşu: BAE’de gizemli hapis ve yargısız bekleyiş

New York Times gazetesi, Mısırlı aktivist ve şair Abdurrahman el-Karadavi’nin Lübnan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) sınır dışı edildikten sonra hapishaneye konulduğunu ve hâlâ yedi aydan uzun süredir yargılanmadan tutulduğunu bildirdi.

Gazeteye göre el-Karadavi, sosyal medya paylaşımlarında BAE’yi eleştirmiş ve bu nedenle Lübnan’dan BAE’ye sınır dışı edilmiştir. Avukatları, olayın kıtalararası bir baskı örneği teşkil ettiğini belirtiyor. El-Karadavi, 2024 yılının Aralık ayında Şam’a giderek Suriye halkının Beşar Esad’ın diktatörlük rejiminin devrilmesini kutlamalarına katılmış ve burada bir video kaydı yaparak Ortadoğu’daki diğer baskıcı rejimlerin de düşmesini umut ettiğini söylemiş, BAE, Suudi Arabistan ve Mısır’ı “Arap utancı ve Siyonist işbirlikçileri” olarak nitelendirmiştir.

Videonun yayımlanmasının ardından Lübnan güvenlik güçleri, el-Karadavi’yi sınırı geçerken tutuklamış ve Mısır yerine BAE’ye göndermiştir. El-Karadavi’nin ailesi, hapishaneye sadece bir kez 10 dakikalık bir ziyaret gerçekleştirebilmiş ve uzun süre onun nerede tutulduğunu öğrenememiştir.

El-Karadavi’nin avukatı Rodney Dixon, Birleşmiş Milletler’in keyfi tutuklamalarla ilgilenen çalışma grubuna başvurarak, tutuklamanın yasa dışı olduğunu ve serbest bırakılması gerektiğini vurgulamıştır. Dixon gazeteye, “Burada adeta bir kara delik var, kaybolmuş durumda” demiştir.

BAE hükümeti ise el-Karadavi’nin tutuklamasının “ulusal güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunmak” iddiasıyla gerçekleştiğini ve tutuklamanın yasal ve insan hakları standartlarına uygun olduğunu açıklamıştır. Aynı zamanda tutukluluk süresinin mahkeme denetimi altında uzatılabileceği belirtilmiştir.

53 yaşındaki el-Karadavi, üç kız çocuğu babasıdır. Babası ünlü İslami alim Yusuf el-Karadavi, 2022 yılında Katar’da vefat etmiştir. Abdurrahman el-Karadavi, Arap Baharı sonrası Türkiye’de sürgün yaşamış ve sosyal medya üzerinden yaklaşık 800.000 takipçiye ulaşmıştır. Ayrıca Filistin direnişini desteklediğini açıkça ifade etmiştir.

El-Karadavi’nin sınır dışı edilmesi ve tutuklanması, Lübnan’daki siyasi krizler ve BAE’nin bölgedeki artan siyasi nüfuzu ışığında dikkat çekici bir vaka olarak değerlendirilmiştir. Birleşmiş Milletler, el-Karadavi’nin BAE’ye sınır dışı edilmemesi çağrısı yapmış ve olası işkence ve zorla kaybetme riskine dikkat çekmiştir.

Gazete, el-Karadavi’nin ailesinin onu geri almak için çağrı yaptığını ve özellikle küçük kızlarının babasız geçen günlerden dolayı korku ve üzüntü yaşadığını belirtmiştir. Ayrıca Human Rights Watch’un daha önce BAE’de insan hakları savunucularına verilen ağır hapis cezalarına ilişkin eleştirilerine de yer verilmiştir.