Paris’te Ukrayna’ya uluslararası güç konuşlanmasına ilişkin niyet bildirgesi imzalandı
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve İngiltere Başbakanı Starmer, Fransa’nın başkenti Paris’te Ukrayna’da ateşkesin sağlanmasının ardından bu ülkeye uluslararası güç konuşlandırılmasına ilişkin niyet bildirgesi imzaladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa’nın başkenti Paris’te Ukrayna’da ateşkesin sağlanmasının ardından bu ülkeye uluslararası güç konuşlandırılmasına ilişkin niyet bildirgesi imzaladı.
Macron, Paris’te Elysee Sarayı’nda Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile bir araya geldi.
Görüşmenin ardından 35 ülkeden yetkililerin katılımıyla Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi düzenlendi. Zirveye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı.
Zirvenin ardından Macron, Zelenskiy ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkes sağlandıktan sonra Ukrayna’ya uluslararası gücün konuşlandırılmasına ilişkin niyet bildirgesi imzaladı.
Zirve Macron, Zelenskiy, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Starmer ve Witkoff’un düzenlediği ortak basın toplantısının ardından sona erdi.
Macron, burada yaptığı konuşmada, Paris’teki toplantının Ukrayna’da sağlam ve kalıcı bir barış için ciddi bir gelişmeyi ortaya koyduğunu belirtti.
“Bu toplantı, (Gönüllüler) Koalisyonu’nun 35 ülkesi, Ukrayna ve ABD’nin arasında sağlam güvenlik garantileri inşa etmek için operasyonel bir mutabakat olduğunu gösteriyor.” diyen Macron, Paris’te imzalanan bildirgenin güvenlik garantilerinin tüm unsurlarını detaylandırdığını ifade etti.
Macron, Genelkurmay başkanlarının ABD’nin koordinasyonuyla bu konuda rapor hazırladığını belirterek, ABD, Ukrayna ve Gönüllüler Koalisyonu arasında operasyonel işbirliğini ve yetkili orduların entegrasyonunu sağlamak amacıyla bir koordinasyon birimi kurmaya da karar verdiklerini belirtti.
Ukrayna için 100 bin kişilik gönüllü bir ordu planladıklarını ifade eden Macron, “Havada, denizlerde, karada uluslararası bir gücün konuşlanması için çalışmalarımıza devam ediyorum.” dedi.
Macron, bunu, ateşkesi güvence altına almak için yaptıklarına işaret ederek, “Alman, İtalyan ve Polonyalı dostlarımızı selamlamak istiyorum ve özellikle deniz (alanında) Türkiye’nin rolünün önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye’nin burada gerçekten önemli bir role sahip ve bu sorumluluğun tamamını üstlendi.” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’yı Rusya’nın yeni bir saldırısına karşı korumak için koalisyonun taahhütlerini yasal zemine taşımayı kabul ettiklerini ifade eden Macron, Ukrayna’nın yeniden inşa edilmesine yönelik desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
Macron, “Barış’tan sonraki gün için Ukrayna’nın güvenlik garantilerinin mimarisini, planlamasını, imkanlarını ve kurallarını güçlendirdik.” diyerek, bu güvenlik garantilerinin ayrıca Avrupa kıtası için de geçerli olduğunu vurguladı.
Toplantıya katılan tüm ülkelerin adil bir barıştan yana olduğunu ifade eden Macron, ateşkesin gözetilmesine ilişkin ABD’nin liderliğinde mekanizmalar kurulacağına işaret etti.
"Bugün Koalisyonun somut belgelere sahip olması önemli"
Zelenskiy ise NATO, Avrupa Birliği ülkeleri, Avustralya ve Türkiye’nin de bulunduğu 27 ülke liderinin bir araya geldiği, bugüne kadar en yüksek katılımlı Gönüllüler Koalisyonu toplantısının düzenlenmesinden dolayı memnuniyet duyduğunu belirtti.
İngiltere, Fransa ve Ukrayna arasında imzalanan ve Ukrayna'ya uluslararası güç konuşlandırılmasına ilişkin anlaşmayı “Avrupa ülkelerinin ve koalisyonun küresel güvenlik için çalışma isteğinin güçlü bir işareti” olarak değerlendiren Zelenskiy, “Bugün koalisyonun somut belgelere sahip olması önemlidir. Bunlar sadece sözlerden ibaret değil. Somut içerikleri var; tüm koalisyon ülkelerinin ortak bildirisi ve Fransa, İngiltere ve Ukrayna'nın üçlü bildirisi.” dedi.
Zelenskiy, anlaşma kapsamında hangi ülkelerin havada, karada ve denizde Ukrayna’ya güvenlik garantileri sağlamaya hazır olduğunun belirlendiğini kaydetti.
Barış ihlallerinin önüne geçecek bir izleme mekanizmasının kurulması için ABD tarafı ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Zelenskiy, “ABD bu konuda çalışmaya hazır.” diye konuştu.
Zelenskiy, Fransa, İngiltere ve Ukrayna ordularının, kuvvetlerin konuşlandırılması, asker sayıları ve ne tür silahlara ihtiyaç duyacağına ilişkin ayrıntılı bir çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Ayrıca Zelenskiy, Rusya’nın yeniden saldırmasını önlemek için ABD’nin desteğini ve gerekli kaynak sağlamasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Ukrayna’nın 20 maddelik barış planına ilişkin de değerlendirmede bulunan Zelenskiy, “(Plana) ilişkin bazı sorular var. Özellikle toprak meselesi üzerinde çalışılması gerekiyor. Bu konuda bazı fikirleri tartıştık. Ekipler eğer bazı meselelerde anlaşamazsa liderler seviyesinde bunları görüşebiliriz.” ifadelerini kullandı.
"Bunların hepsi, barışın üzerine kurulacağı temelin taşlarıdır"
Ukrayna'da barışın yakın olduğunu dile getiren İngiltere Başbakanı Keir Starmer, "Gönüllüler Koalisyonu'nun amacı, kalıcı barışı getirmeye yardım etmek ve ABD'yle çalışarak uzun vadeli güvenlik garantileri oluşturmak. Bu noktaya ulaşmaya her zamankinden daha yakınız." ifadesini kullandı.
Starmer, Zelenskiy ve Macron'la ortak bir niyet beyanına imza attıklarını bildirerek, şunları söyledi:
"Bugün Devlet Başkan Zelenskiy ve Cumhurbaşkanı Macron'la bir adım daha öteye gittik ve bir barış anlaşmasının imzalanması halinde askerlerimizin Ukrayna'da konuşlandırılmasına ilişkin niyet beyanını imzaladık. Bu, Ukrayna'nın yanında uzun vadeli durma konusundaki sarsılmaz kararlılığımızın hayati bir parçasıdır. Ayrıca İngiliz, Fransız ve müttefik güçlerinin Ukrayna topraklarında görev yapması, Ukrayna'nın hava sahası ve deniz sınırlarının güvenliğini sağlaması ve Ukrayna ordusunun geleceğinin hazırlanmasında gerekli yasal çerçevenin taşlarını döşeyecek. Ateşkesten sonra İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna genelinde oluşturacağı askeri noktaları, korunaklı silah tesisleri inşasını ve Ukrayna'nın savunmada ihtiyaç duyduğu askeri ekipman desteğini de bugün detaylıca ele aldık."
"Rusya'nın söylemlerine bakılırsa Putin barış için hazır değil"
Koalisyon müttefiklerinin, ABD öncülüğünde yürütülen gözlem mekanizmasına katılma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Starmer, koalisyonun Ukrayna'ya silah desteğini sürdüreceğini belirtti.
Starmer, Rusya'nın gelecekte de saldırma ihtimaline karşı Ukrayna'ya destek verme konusunu da toplantıda ele aldıklarını aktararak, "Bunların hepsi, barışın üzerine kurulacağı temelin taşlarıdır. Ancak barışı yalnızca Putin taviz vermeye hazır olduğunda elde edebiliriz. Rusya'nın söylemlerine bakılırsa, Putin barış için hazır değil. Son haftalarda bunun tam tersi olduğunu gördük." diye konuştu.
Rusya saldırılarının koalisyonun kararlılığını artırdığına işaret eden Starmer, "Ukrayna'nın savunmasına desteğimizi 2026'da da sürdürecek, savaşa devam edebilmek için ihtiyaçları olan ekipmanları aldıklarından emin olacak, Rusya'ya baskılarımızı artıracağız." dedi.
Starmer, bu baskı kapsamında Rus petrol ticaretini ve denizlerdeki Rus gemilerinin hedef alınacağına dikkati çekerek, "İyi niyetle masaya gelip hepimizin adil ve kalıcı barışı hedeflediğine emin olana kadar bu baskıyı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.
"ABD'yle 7 gün 24 saat birlikte çalışıyoruz"
Starmer, toplantının soru-cevap kısmında ABD Başkanı Trump'ın Grönland'ı almaya yönelik sözlerine ilişkin soruyu yanıtladı.
Daha önce Danimarka ve Grönland'a açıkça verdiği destek açıklamalarını hatırlatan Starmer, "Bununla beraber şunu da açıkça söylemeliyim; İngiltere ve ABD arasındaki ilişkiler, bizim en yakın ilişkilerimizdir. Özellikle de savunma, güvenlik ve istihbarat alanında ABD'yle 7 gün 24 saat birlikte çalışıyoruz." dedi.
Paris'te yapılan koalisyon zirvesinin hem en geniş katılımlı toplantı hem de ABD temsilcilerinin şahsen katıldığı ilk toplantı olduğuna işaret eden Starmer, alınan kararların Ukrayna, Avrupa ve İngiltere'nin yararına olduğunu kaydetti.
ABD Özel Temsilcisi Witkoff ise ABD Başkanı Donald Trump’ın “Ukrayna’da barış istediğini” yineledi. Witkoff, “Onun adına bu barışı sağlamak için elimizden geleni yapmaya kararlıyız. Güvenlik protokollerini büyük ölçüde tamamladığımızı düşünüyoruz.” dedi.
Ayrıca Witkoff, bu tür çatışmalardan sonra imzalanabilecek en “sağlam” anlaşmardan birini tamamlaya “çok çok yakın” olduklarını değerlendirdi.



